“Hipertansiyon” Organları Vuruyor

“Hipertansiyon” Organları Vuruyor
0 36

Hipertansiyonun belirtileri nelerdir?

Hipertansiyon damarın içindeki basıncın yüksek olmasıdır. Sanıldığının tersine sinsice hiçbir belirti vermeden ilerleyen bir hastalıktır. Bu yüzden de sessiz katil olarak tanımlanabilir. Hasta yıllarca tansiyonu yüksek olduğu halde bunun farkına varamaz. Rastgele bir tansiyon ölçümü sırasında kıymetler yüksek bulunur ve sonrasında yapılan araştırmalar sonucu hipertansiyon teşhisini alır.

Halk ortasında hipertansiyonun en sık bulgusu baş ağrısı olarak bilinir. Aslında tansiyon yüksekliği hiçbir belirti vermezken bazen da baş dönmesi, baş ağrısı, bulantı, kusma, çarpıntı, burun kanaması üzere şikâyetlere neden olur.

Damarlarla vücuda taşınan yüksek tansiyon, ne gibi sorunlara yol açar?

Yüksek tansiyon ülkemizde ölümlere en çok neden olan kronik hastalıktır. Teşhis edildiğinde iş işten geçmiş olabilir. Göz, beyin, böbrek üzere organlarla boyun damarı, kalp damarı, böbrek damarı ve bacak damarı yüksek basınç nedeniyle vakit içinde hasar görmeye başlar.. Vakit içinde kalp büyümeye başlar ve kalp yetmezliği ortaya çıkar. Kalp damarlarında darlık gelişmesine yol açarak kalp krizini tetikleyebilir.

Beyin damarlarına verdiği hasar nedeniyle beyin kanması ve felce yol açar. Çağımızda erken bunamanın en kıymetli nedenlerinden biri denetimsiz hipertansiyondur. Göz damarlarında yaptığı hasar görme kaybına, böbrek damarlarına verdiği hasar ise kronik böbrek yetmezliği ve diyalize girme muhtaçlığına yol açar. Bacak damarlarındaki tıkanıklığın en değerli nedenlerinden biri yeni yüksek tansiyondur.

KALBİ, BEYNİ VE BÖBREĞİ VURUYOR

Bu hastalık organlarımızın işlevlerini nasıl bozuyor?

Yüksek tansiyon denetim altına alınmaz ise damarlar yüksek basıncı tüm organlara ulaştırıyor. Hastalıklar, denetimsiz yüksek basıncın damar ve organlarda yaptığı hasar sonucu meydana geliyor. Olağan basınç altında çalışmaya alışkın organlar kendilerini yüksek basınçtan koruyamaz ve fonksiyonlarını kaybederler.

Yüksek tansiyon en çok hangi hastalıklara yol açıyor?

Kalp yetmezliklerinin yarısı, kalp krizlerinin üçte biri, felçlerin üçte biri ve böbrek yetmezliklerinin onda biri hipertansiyon nedeni ile meydana gelmektedir. Bu hastalık bayan ve erkeği birebir biçimde etkilemektedir

İLK HASAR DAMARLARDA

Tansiyondan etkilenen ilk organ hangisidir?

Damar duvarıdır. Endotel değdimiz damar duvar katmanında hasar oluşturarak damarın gevşemesini bozar. Bu bozukluk tansiyonun denetim edilmesini de zorlaştırmaktadır.

Yol açtığı hastalıklar nasıl ilerliyor?

Hastalığın ilk evrelerinde organlardaki hasar düşüktür. Ancak tansiyon kontrol altına alınırsa hasar derecesi sınırlandırılabilir. Kontrol edilmezse giderek artar ve organ kaybına yol açar. Gözde 4 evre halinde hasar oluşur. Böbrek, beyin, damar duvarındaki hasarlar başlangıçta azdır ancak giderek artar.

Kalp kasında kalınlaşma da erken safhada tesbit edilirse kontrol altına alınabilir. Son evrede körlük, böbrek yetmezliği, felç ve kalp krizi ortaya çıkarak öldürücü sonuçlara yol açar.

Hastalıkların yaş ve cinsiyetle ilgisi var mıdır?

Hipertansiyonun oluşturduğu hasar yaş ve cinsiyete bağlı değildir. Bunun tek bir istisnası gebelik sırasında olan hipertansiyondur. Bunun dışında hipertansiyonun hasarı temel olarak tansiyonun yükseklik pahasına, kaç yıldır var olduğuna ve faal tedavi edilip edilememesine bağlıdır.

BU BELİRTİLER TANSİYON HASARINA İŞARET EDİYOR

Hipertansiyon kaynaklı hastalıklarda en önemli belirtiler nelerdir?

Sabahları dinç uyanamamak, konsantrasyon zahmeti, sersemlik, erken yaşlarda bunama, yol yürürken nefes darlığı, göğüs ve bacaklarda ağrı, gece uyurken nefes darlığı ile uyanmak, burun kanaması, görmede azalma, yüzde ellerde ve bacaklarda uyuşma kuvvet kaybı üzere belirtiler artık tansiyonun hasarlarının belirginleştiğini gösterebilir. Bu bulgular alışılmış ki diğer hastalıkların belirtileriyle de karışabilir. Ayrıntılı bir muayene ve tetkik sonrası teşhis çarçabuk konulur.

Hastalıkların hipertansiyondan kaynaklandığı nasıl anlaşılıyor?

Hipertansiyonun organlarda yaptığı hasar çok besbelli ve tipiktir. Damalarda ve kalpte kalınlaşma, beyinde yetersiz kanlanma odakları, böbrekte işlev kaybı ve gözlerde hipertansiyona bağlı bariz değişikliklerle çarçabuk ayırt edilebilir. Ekokardiyografi ile kalpteki kalınlaşma ve büyüme tespit edilir. Göz tabanı incelemesi ile gözdeki hasarlar ortaya çıkarılır. 24 saatlik idrar testi ve böbrek ultrasonu ile böbrekteki hasar görülür.

ORGANLARI KORUMAK İÇİN TEK ÖNLEM

Organların zarar görmemesi için alınacak önlemler nelerdir?

Tek bir önlem vardır. O da tansiyonu 140/90 mmhg’in altında tutacak şekilde etkin bir tedavi ve düzenli takip. Bu, ilaçlar ve sağlıklı yaşam tarzını benimsemekle mümkün olur. Hipertansiyonun iyi tarafı etkin olarak kontrol edilebilir olmasıdır. Yeter ki bilinçli bir şekilde hasta bu rahatsızlığın önemini anlasın.

Hipertansiyon hastalarının tedavi sürecinde yaptıkları en önemli hatalı davranışlar nelerdir?

İlaçların hipertansiyondan daha zararlı olduğunu düşünmeleri, ilaçlarını kendi kendilerine kesip azaltmaları, tuz ve alkol kullanımını azaltmamaları, aşırı miktarda ağrı kesici içmeleri, ‘kendimi iyi hissediyorum’ diyerek düzenli kontrollere gelmemeleri ve kilo almaları tedaviyi zorlaştıran en önemli hatalardır.

MÜCADELE İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

Gelecek 10 yılda yüksek tansiyon hastalığıyla nasıl mücadele edilmeli?

Bu bir toplum sağlığı projesi olarak ele alınmalıdır. Çünkü neredeyse nüfusun yarısı 50 yaşından sonra hipertansif olmaktadır. Eğer gençlik çağlarından itibaren tuz ve alkol alımı azaltılır, kilo kontrolü, sağlıklı beslenme ve egzersiz yaşamın bir parçası haline getirilirse hipertansif hasta saysında ciddi azalmalar olabilir. Halkı bilinçlendirmek için kamu spotları, derneklerin halka bütünleşen çalışmaları ve medyanın desteği gereklidir.

TAKIM OYUNUYLA KONTROL ALTINA ALINIYOR

Yüksek tansiyonun kontrol altına alınmasında hasta ve hekim işbirliği nasıl olmalı?

Şunu akılda tutmak gerekir. Kalpten ölmek kader değildir. Bilinçli birey kalpten ölmez. Kalp hastalıklarının en önemli nedenlerinden biri hipertansiyondur. Hipertansyon kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Ancak sadece tansiyonu kontrol etmek yetmez. Tüm risk faktörlerini kontrol etmek gerekir. Hipertasiyon hastaları sadece tansiyonu yüksek hastalar değildir.

Bu hastalarda mutlaka eşlik eden kolesterol ve şeker yüksekliği (insülin direnci) vardır. Çoğu sigara ve alkol kullanmaktadır. Egzersiz yapmamaktadır. Eğer sağlıklı ve uzun bir yaşam hayal ediyorsak sadece tansiyonu düşürerek bunu elde etmek mümkün olmayacaktır. Yukarıda sayılan tüm riskleri kontrol etmek gerekir. Bunu yapmak da mümkündür. Bu bir takım oyunudur.

Doktor tek başına bunu yapamaz. Doktor ve hasta bir takım olarak çalışmalı ve bu hedefe doğru yol almalıdır. Hasta doktoruna inanmalı ve ikna olmalıdır. Aksi takdirde doktor ilacı yazar hasta tedaviyi uygulamaz. Reçeteler değil güvene dayalı hasta hekim işbirliği hastalığı tedavi eder.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.