Kardiyoloji Doktoruna Ne Zaman Gitmeliyim?

0 44

Kalp-damar hastalıklarında risk faktörlerini sıralayan kardiyoloji uzmanı Dr. Rida Berilğen, kalp ve damar hastalığı bulunmayan, ancak risk durumunun belirlenmesi için kardiyoloji polikliniklerine başvurması gereken hasta grupları hakkında bilgiler verdi.

KALP ve damar hastalıklarının önemli teknolojik gelişmelere rağmen halen en sık ölüm nedenleri arasında yer aldığını belirten Özel Akut Kalp Damar Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Rida Berilğen, kalp ve damar hastalıklarını artıran risk faktörü olarak adlandırdığımız durumları olan bireylerin belirli aralıklarla kardiyoloji polikliniğine başvurmaları gerektiğini söyledi. Berilğen, şeker (diyabet) hastalığı, hipertansiyon, kan yağlarında (kolesterol) yükseklik, sigara içiciliği, böbrek yetmezliği, kötü yaşam tarzı (kötü beslenme, hareketsiz yaşam, obezite), aile öyküsünün kalp damar hastalıkları için önemli risk faktörlerinden olduğunu söyledi.

40 YAŞ SONRASINA DİKKAT

Herkese genellenebilecek bir yaş olmamakla birlikte, bazı bilimsel gerçekliklerin olduğunu belirten Berilğen, kalp ve damar hastalıklarının 40 yaşlardan itibaren artmaya başladığını vurguladı. Ailede kalp ve damar hastalığı ve ek bir hastalık yoksa, 40 yaş altı bireylerin düşük riskli kabul edildiğini dile getiren Berilğen, “Erkeklerde 55, kadınlarda 65 yaş öncesinde kalp ve damar hastalığı erken kabul edilmektedir. Avrupa Kardiyoloji Derneği önerisine göre risk 40 yaşından itibaren artmaya başladığına, erkekler ve kadınlarda sırasıyla 55 ve 65 yaş üzerinde belirgin hale geldiğine göre hiçbir risk faktörünüz yoksa bile 15 yıllık bir güvenlik marjı koyarak erkeklerde 40, kadınlarda 50 yaşından itibaren kardiyoloji poliklinik takiplerine başlamanız yanlış olmaz. Kadınlar için erken menapoza girilmesi riski önemli ölçüde artırır. Bu nedenle bu grup bireyler için yaş 40’a kadar çekilebilir. Ayrıca ailede kalp hastalığı olan bireylerde ise takibe başlama yaşı hastalığa göre değişir. Bu konuda doktorunuzdan yardım almalısınız.

Bazı özel hastalıklarda tarama ve kontroller çocukluk çağlarından itibaren başlatılabilir. Şeker hastalığı, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve böbrek yetmezliği gibi hastalıklarınız varsa, bu hastalıkların tespitiyle beraber kardiyoloji maceranız da başlamalıdır ve en azından yıllık olarak sürmelidir” dedi.

KALP KRİZİ ÖNCEDEN BİLİNEMEZ

Kalp krizinin önceden tahmin edilip edilemeyeceğine yönelik soruların sık geldiğini belirten Berilğen, şöyle devam etti: “Aslında bu soruya şu bakış açısıyla baktığımızda, cevabı oldukça basit. Doktorlar ne zaman kriz geçireceğimizi biliyor olsalar, neden bize kriz geçirtsinler ki? Demek ki bilmiyorlar. Zamanını bilmiyoruz, ancak belirli bir zaman dilimindeki ihtimalleri yaklaşık olarak söyleyebiliriz. Bazı grupların direkt olarak kalp ve damar hastalığına yakalanma ve kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölüm açısından yüksek riskli olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar, şeker hastaları, böbrek yetmezliği hastaları, tansiyonu çok yüksek seyreden hastalar (≥180/110 mmHg), kolesterolü çok yüksek seyreden hastalar (total kolesterol ˃ 310 mg/dl), ailevi kolesterol yüksekliği hastalarıdır. Bu gruplara dahil değilseniz, yaş, cinsiyet, büyük tansiyon, toplam kolesterol ve sigara içimine göre bazı risk cetvelleri kullanarak risk durumunuzu belirleyebiliriz.”

Kaynak:hurriyet.com.tr

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.